Home / BURAK CANÖZER

BURAK CANÖZER

BURAK CANOZER

BURAK CANOZER

BURAK CANÖZER İLE ROPÖRTAJ

*Merhaba Burak bey öncelikle bizi kırmadığınız için çok teşekkür ederiz sitemiz üzerinden sizinle ilgili çok fazla mesaj alıyoruz mesaj gönderen arkadaşlar da bu röportajı bekliyorlar sabırsızlıkla.

*Öncelikle sizi biraz tanıyalım isterseniz müziğe olan ilginiz nasıl başladı? Ben çocukken evimizden TSM, POP, THM gibi bu coğrafyaya ait müzikler hiç eksik olmazdı. Babamın iş yerinde de yine benzer parçalar çalınırdı. Bu kadar müzik çalınan ortamlarda eşlik ederken müzik kulağımı keşfetmem de zor olmadı. Kısacası çocukluğum hep müzikli ortamlarda geçti. Daha sonraları evimize org, gitar gibi müzik aletleri girdi. Bu müzik aletleri üzerinde ufak çalışmalarla müzik kulağım olduğundan da emin oldum. Zaten abim benden önce gitar çalmaya başlamıştı ki evde bir örneğin olması işinizi kolaylaştırıyor.

*Lise yıllarınızda da amatör olarak konserler verdiğinizi biliyoruz bu günlerin temellerinin o zamanlardan atıldığını söyleyebilirmiyiz ?
Lise yıllarında özellikle yaz tatillerinde tüm günümün gitar çalarak ve müzik hakkında araştırmalar yaparak geçtiğini söyleyebilirim. Ayrıca parkta, bahçede, balkonda mekan gözetmeden çalardık arkadaşlarımla. Daha sonra neden grup kurup okul konserleri vermeyelim ki düşüncesi oluştu kafamızda. Zaten konserler de arkasından geldi. Şu anki çalış tarzımı ve bilgi düzeyimi tamamen lise yıllarına bağlayamayız, çünkü daha sonra da karşıma çıkan ortamlar beni ve müzikal kimliğimi etkilemiştir. Fakat lise yılları ilk kez grup kurup bu heyecanı bir ekip halinde yaşamamı sağladığından bu günler için bir ön ayak olmuştur diyebilirim.

*Üniversite yıllarında müzik klubünün başkanlığını yaptığınızı biliyoruz o yılları da bize anlatabilirmisiniz ?
1999 senesinde İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini kazandım. Tabi kısa sürede müzikle ilgili arkadaşlara ulaştım. Bu fakülte bünyesindeki Müzik kulübünden içeriye ilk girdiğimde gerçekten amacından uzaklaşmış, bakımsız, insanların sadece zaman öldürmek için uğradığı bir yer izlenimi vermişti. Önce dönem arkadaşlarımla kulübü maviye boyamış, tertemiz yapmış, tül perdeler bile takıp ev gibi sıcak bir ortam haline sokmuştuk. İnsanlar artık kafelere gitmek yerine kulübümüze gelmeyi seçer olmuşlardı. Bu kulüp bünyesinde Gitar, bağlama ve keman kursları açarak kısa sürede okulun en işlek kulübü haline gelmeyi de başarmıştık. Biz öğrencilerimizi arkadaşlarımız gibi görüp her daim güleryüz gösterdik. 4 sene başkanlığını ve gitar eğitmenliğini yaptığım bu kulüpte yaklaşık 500 öğrencim oldu. Bu dönem zarfında çok sayıda sosyal etkinlik ve konsere de imza attık. Hayatımın en güzel yıllarıydı diyebilirim.

*Bildiğim kadarıyla önce elektro gitar çalmaya kısa bir süre sonra da klasik gitar çalmaya başladınız genel bir yargı vardır klasik gitarla başlanmalı diye sizin bu konudaki fikirleriniz nelerdir yeni başlayan arkadaşlar için görüşlerinizi alabilirmiyiz?

Bence kesinlikle gitara klasik gitar ile başlanmalıdır. Ben evde abimin ilgisi nedeniyle klasik gitardan çok elektro gitar gördüğüm için birazda bu şekilde başladım. Elektro gitar klavyesi daha ince olduğundan hakimiyet klasik gitara göre çok daha kolaydır, bu başlangıçta sizi yanıltmasın. Fakat arpej tekniği olarak klasik gitarda yaptığınız birçok şeyi de elektro gitarda yapamazsınız. Özellikle sağ el arpej ve sol el hakimiyeti için en azından başlangıçta klasik gitarla başlanması doğrudur diye düşünüyorum. Kavranması zor olan bir klavyeden (klasik) sonra diğerleri daha kolay gelebilir.

*Özellikle film müziklerini polifonik olarak çaldığınız videolar internet ortamında çok ilgi görmekte ve bu konuda kendinize özgü bir yeriniz var bu şekilde polifonik gitar çalmayı nasıl öğrendiniz ve nasıl ilerlettiniz?
Bu olayın hikayesi çok ilginç aslında. Lise Hazırlık sınıfında bir arkadaşım vardı, klasik gitar çalıyor ama yanlış tondan söylüyordu (sadece 3 4 akor basıyordu ayrıca ) herkes de çevresine toplanıyordu. Tabi o zamanın şartlarıyla benim elektro gitarımı dinleyen kimse yoktu. İnsanları çevresine toplamayı başarabilen ve tınısı da daha iyi olan bu aleti de çalmalıyım diye düşündüm. Klasik gitarla çok zaman geçirmeye başladıktan sonra ikinci bir gitarist aramaya başladım. Biri ritim atarken diğeri solo atar ya o hesap. Bana çevremde ayak uyduracak insan bulamadığımdan hem ritmi hem de soloyu beraber yaparım diyerek bu yola girdim. Tabi ritm ve solo değil ama arpej ve solo bir arada yapabildim, sonra da günden güne geliştirdim. İyi ki de bu yola girmişim sanırım 

*2000 li yıllarda Knightterrant grubuna katıldınız ve sanırım profesyonel anlamda müzik yaşantınız burda başladı bize bu süreci anlatabilirmisiniz?

Knighterrant abimin arkadaşları ile kurduğu bir gruptu. İlk albümlerini yaptıktan kısa bir süre sonra ritim gitaristleri gruptan ayrıldı. Abim ayrılan kişinin yerine benim çalmamı rica etti ve böylece profesyonel grup kariyerim başladı.

*Knighterrant grubuyla beraber çok önemli konserler ve festivallere katıldığınızı biliniyor bu noktada size kattıklarını kısaca anlatabilirmisiniz ?
Özellikle Wacken Open Air (Hamburg) Festivali Heavy Metal camiası açısından çok önemli bir organizasyon. Burada yer alan ilk Türk metal grubu olmak çok onur vericiydi. 30000 seyircinin karşısına 21 yaşında çıkmak çok fantastik diyebilirim. Türkiye’deki (Ankara Saklıkent ve İstanbul’daki bazı konserler) Anathema gibi ünlü gruplarla da aynı sahneyi paylaşmıştık. Bu tarz deneyimler erken yaşta çıtayı yukarı çekmek zorunda olduğunuzu size çok net anlatıyor.

*Daha sonra abinizle beraber Knighterrant’tan ayrıldınız ve Almora grubunu kurdunuz gruba besteci ve gitarist olarak katkı sağladınız albüm ve konser çalışmalarınız oldu bu süreci de bizimle paylaşırmısınız?
Knighterrant’taki fikir ayrılıklarından sonra abim ve ben gruptan ayrıldık. Abim Almora adlı senfonik metal grubunu kurdu. Bu defa kemanın yanı sıra hem flüt hem de bayan vokal de vardı. Ayrıca sound da biraz klasik müziğe yakınlaşmıştı. 4 albüm ve 1 EP çıkardık. Ben 5 sene kadar grupta bulundum ve çok sayıda konserde çalma fırsatım oldu. Therion, Dio, Pain Of Salvation gibi gruplarla aynı sahneyi paylaştığımız güzel günlerimiz oldu. Asıl enstrümanım klasik gitar olduğundan ve kafamdaki müzik tarzı daha farklı olduğundan 2006 senesinde gruptan ayrılarak farklı bir yol çizmeye karar verdim.

*Saklıkent ve Valstanbul albumlerine de imza attınız bu albümlerin hikayesini de sizden dinleyebilirmiyiz?

Saklıkent asker arkadaşlarımla (Ali Akaçça ve Çağ Erçağ) askerlik anısı olsun diye çıkardığımız bir albümdü aslında. Fakat albüm çok beğenildi. Kültür Bakanlığı aldı, THY yıllarca uçaklarda ve terminallerde çaldı vs. Bu başarının ardından bir şeyleri doğru yaptığımızı düşünerek yeni enstrümantal projeler üretmeye devam ettik. Valstanbul Ali Akaçça’nın projesiydi, bir beste vererek tüm gitarları çaldım. Keyifli günlerdi.

*Klasik gitar dinlemek isteyen tüm arkadaşlarımız artık internete girdikleri anda adınızı aramaya başlıyorlar sürekli yeni çalışmalarınızı yüklüyorsunuz ve hepsi de ilgi görüyor size bunlarla ilgili gelen tepkiler ne yönde?

İnsanlara daha önce pek denenmemiş farklı bir ürün sunduğunuzda hem dikkatlerini çekersiniz hem de özgün olursunuz. Sanırım tarzım pek örneği olmadığı için insanlara farklı geldi. Beni takip edenlerin hepsinin dizi, film ya da tanınmış şarkıcıların eserlerini polifonik yayınlamamdan ziyade takip ettiğini düşünmüyorum. Sayfalarımda ücretsiz yayınladığım gitar derslerine de çok sayıda talep var. Bilgi evrenseldir ve bence ücretsiz olmalıdır. İnsanlar derslerimden, anlatımlı parça videolarımdan, yazılarımdan veya hazırladığım tab/notalardan faydalanıp kendilerini geliştirebiliyorlarsa ne mutlu bana. Tüm taleplere elimden geldiğince yanıt vermeye çalışıyorum, sanırım takip eden arkadaşlarla da aramızda bir gönül bağı oluştu. Tepkiler çoğunlukla olumlu yönde.

*Şu anda kendi kurduğunuz grubunuz Kuvars ile başarılı bir albüm çıkarttınız Kuvars grubunun kuruluş sürecini bize anlatırmısınız?

Kuvars 2009 senesi sonlarında benim kurduğum bir grup. Yıllar içerisinde oluşturduğum bestelerimi insanlara sunmak adına farklı enstrümanlarla desteklenmiş bir sentez projesidir. Grup elemanları uzun zamandır arkadaşlığım olan kişilerden oluşuyor. 2012 senesinde albüm kaydına girip 2013 Mart ayında ilk albümümüz ‘Her İnsan Yalnızdır’ı çıkarttık. Şu an itibari ile ikinci klibimiz ‘YILDIZ’ televizyonlarda gösterime girmek üzere. Umarım daha çok insana ulaşabiliriz.

*Ufka Doğru albümünüz enstrümental bir albüm böyle bir albüm hazırlamak fikri nasıl oluştu sizde bu süreci de bize anlatabilirmisiniz?

Saklıkent albümündeki başarı daha önce de söylediğim gibi bizi enstrümantal projeler bazında yeni eserler üretmeye itti. Saklıkent albümünde iki eser vermiştim ki bir tanesi ‘Hasret’ albümün lokomotifi oldu. Daha sonraları yaptığım çalışmaları da öncelikle çevreme dinlettim ve olumlu geri bildirimler aldım. Size verilen bir yetenek varsa (çevrenizden de onaylanmış) onun üzerine gitmelisiniz. Ben üretici bir insan olarak yerimde duramadım ve 2010 senesi başında çok daha kaliteli bir kayıt ile ‘Ufka Doğru’ albümünü çıkardım. Bu albüm diğer enstrümantal albümlerimden hem kayıt kalitesi hem de duygu yoğunluğu bazında daha iyi oldu diyebilirim.

*Şimdiye kadar sizi en çok etkileyen konseriniz hangisi acaba bunu bizimle paylaşırmısınız?

Kesinlikle ilk sıraya Wacken Open Air 2001 konserini yazarım. Dünyaca ünlü bir festivalde açılış grubu olmak ve konserin başında ön yargılı davranan seyirciye konser sonunda ‘Bir daha’ dedirtebilmek hiçbirşeyle ölçülemez.

*Müzik dışındaki hayatınızda nelerle uğraşıyorsunuz ne gibi şeyler sizi mutlu ediyor?

Ben özel bir bankada çalışıyorum aslında. Kalan kısıtlı zamanda da müzik yapmaya çalışıyorum. Ayrıca ortaokul ve lise yıllarında lisanslı basketbolcuydum. Efes Pilsen ve Ülker gibi önemli takımların altyapılarında oynadım. Basketboldan sonraları da kopamadım, şimdi hala düzenli maçlar yapıyoruz. Bunun dışında deniz kenarında yürümeyi, tabiatı ve huzur veren her şeyi severim. İyi bir satranç oyuncusu olduğumu da unutmayalım 

*Bizde gitar öğrenmek isteyen arkadaşlara yardımcı olmaya çalışan bir siteyiz ve bizim için bir kaynak niteliğindesiniz ekledğiniz gitar dersi videoları çok ilgi görüyor böyle bir çalışma yapmaya nasıl karar verdiniz?

Ben üniversite yıllarında çok sayıda öğrenciye gitar ve armoni dersleri vermiştim. Anlatım tarzım matematiğe dayalı olduğu için, her şeyi basit bir mantık çerçevesinde anlatabildiğim için başarılı olmuştum. (Tabi samimiyeti de unutmamak lazım) Dizi ve film müziklerini paylaşırken gitar dersi talepleri gelmeye başladı. Zaten bu konuya da yabancı olmadığım için 8 sene sonra tekrar ders vermeye (bu sefer ekran karşısından) karar verdim. Açık ve detaylı anlattığıma inanıyorum. Umarım faydalı olabilmişimdir.

*Son olarak müziği seven ve gitara meraklı genç arkadaşlarımıza ne gibi bir mesaj vermek istersiniz?
Arkadaşlarımıza müzikle ilgili şu gerçeği iletmek isterim. Müziğin temeli bas gitardır. Parçaların ezgilerini, gitar akorlarını dinlemekten ziyade lütfen önce bas gitarı dinlesinler, bu şekilde armoniyi çok daha hızlı çözebilirler. Bas gitar orkestraların ve müziğin temelidir.

Gitarogreniyorum.net
Burak DOĞUSOY

Comments are closed.

Scroll To Top
INTERGALACTIC COMPANY
"Ridiculus enim cras placerat facilisis amet lorem ipsum scelerisque sagittis lorem tis!"
Jojn Doe, CEO
Tel.: +1 (800) 123-45-67, +1 (800) 123-45-68
Fax: +1 (800) 123-45-69 (any time, 24/7/365)
E-mail: info@intergalactic.company
Website: http://www.intergalactic.company
Address:
221, Mount Olimpus,
Rheasilvia region, Mars,
Solar System, Milky Way Galaxy